Aba altından değnek göstermek
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Düzgün biçimli burun.
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Pek yavaş olarak ve düzgün olmayarak.
Ne şişman, ne zayıf; biçimli, kilosu yerinde olan.
Düzgün düşünemez olmak, bunamaya başlamak.
İyi bir biçime koymak, uygun biçimli bir duruma getirmek.
Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.
Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
"Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."
Önem ve değer vermemek, küçümsemek, beğenmemek.
"Önüne konan yemeklere burun kıvırıp sofradan kalktı."
Bir sözü doğru ve düzgün söylemeyi becerememek, yanlışsız konuşamamak.
Amacını iyi anlatamamak.
"İnşaallah dilim dönmeden meseleyi anlatır da kurtulurum ondan."
Çarpuk çurpuk, eğri büğrü, düzgün yanı olmayan, çirkin bir biçim almış bulunan.
"Eciş bücüş bir yazıyla karşılaşınca şaşırdı."
Düşüncelerini, duygularını düzgün bir biçimde anlatamamak, güzel konuşma becerisinden yoksun olmak.
Eski çürük, sağlam olmayan, değersiz (şey).
Düzgün olmayan, parça parça, dağınık (söz).
"Şu kırık dökük eşyaları ortadan kaldırın hemen!"