Armut piş, ağzıma düş
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
"Zorlamanın hiç faydası yok, ben bu işi yapacak güçte değilim; boşuna uğraşıyorsun, yapamam, gitmem," anlamında kullanılır.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
"Onun bunu yapmaya yetkisi yoktur; böyle bir işe nasıl, hangi yetenekle girişir? Bu işi yapması imkânsızdır" anlamında kullanılır.
"Haddine mi düşmüş ki ona...
"Bu kadar kusuruna, bu yeteneksizliğine rağmen bir de övünüyor, üstünlük taslıyor" anlamında kullanılır.
O şeyde yarar yok, faydası olmaz.
"O arabada hiç iş yok, almaya değmez."
"O sözlerine kanmıyorum, önem vermiyorum" anlamında kullanılır.
"Geç babam, geç bu sözleri, karnımız tok bu sözlere, paradan söz et sen, verecek misin,...
"Kusursuz, eksiksiz, eleştirilecek bir yanı dahi yok" anlamında kullanılır.
"Arkadaşıma laf yok, o mert mi mert biridir."
"Hiçbir bahane, itiraz, mazeret, duraksama, karşı gelme yok" anlamında kullanılır.
"Lamı cimi yok, bu akşam bize geleceksiniz, tamam mı?"
"Ben bu oyunları senden daha iyi bilirim, ben daha tecrübeliyim, beni aldatamazsın.
" anlamında kullanılır.
"Bu işi yürütmek için harcanan para hangi kaynaktan sağlanıyor.
" anlamında kullanılır.
"Bu işi mutlaka yapmalısın, başka yolu yok, aksi taktirde burada kalamazsın.
" anlamında kullanılır.