Alıcı gözüyle bakmak
Çok dikkatli bakmak, inceden inceye gözden geçirmek.
"Mobilyaya ilk defa alıcı gözüyle baktı."
Balayı, yeni evlilerin
"cicim" sözcüğünü dillerinden düşürmedikleri ilk haftalar.
Çok dikkatli bakmak, inceden inceye gözden geçirmek.
"Mobilyaya ilk defa alıcı gözüyle baktı."
Çok pahalı.
"Yeni daireler ateş pahası, nasıl alacağız?"
Ayın ilk günleri.
Uygunsuz durumlara karşı uzun süre dayanıp sabretme gücünü kıran yeni bir eylem.
En üstün yeri almak.
Herhangi bir konu önemce ilk sırayı almak.
"Ülkede ekonomik yolsuzluklar başa geçti."
Bıyığı yeni yeni çıkmaya başlamak.
"Bıyığı terlemiş gençlerin eline bakamam gayri."
Yeni bir gidişin, tutumun öncüsü olmak; evrensel bir gidişe yol açmak.
"İstanbul` un fethiyle yeni bir çağ açıldı."
Bir alanda yeni bir yol açmak; yeni bir tutum, izlenecek yöntem bulmak.
"Bilim adamları kanserle mücadelede çığır açmak için kolları sıvadılar."
Yeni bilgilerini, eski bilgilerine katmak; yeni bilgileri zihnine yerleştirmek.
"Öğrendiği her yeni bilgiyi dağarcığına atmayı ihmal etmedi."
Yeni bir işe, ortama, duruma alışmakta zorluk çekmek.
"Eski işinden ayrılıp, yeni işine başlayınca denizden çıkmış balığa dönmüştü."
İlk doğan çocuk.
İlk sevgili.
Eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek.
"Koşuda yeni bir rekor kırılması bekleniyor."