Ağzıyla kuş tutsa…
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Parasız, cebinde para tutmasını bilmeyen.
"Daha ne kadar cebi delik dolaşacaksın."
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Ondan korkacak ne var? Bütün gücüyle saldırsa ne kadar kötülük yapabilir? Bunu çoktan göze aldık.
Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
"Az buçuk."
Ne az ne çok, oldukça.
Daha önce kazancı yokken artık para kazanmaya başlamak, para sıkıntısından az çok kurtulmak.
Masrafla para birbirine denk geldi.
Yapılan işin sonunda ne kâr ne de zarar edildi.
"Alışverişten el elde baş başta döndü."
Verilen emri yapmak üzere işaret beklemek, işareti verecek kimseyi gözlemek.
Gerektiğinden fazla dikkat göstermek, koruyup gözetmek.
"Üç kuruş para verecek...
Çok sıkılmak, eziyet çekmek.
"Kabir azabı çekmeye daha ne kadar devam edeceğiz."
Olup bitenleri çabuk haber alan, hemen her şeyden haberi olan.
"Hasan mı, ne kulağı delik adamdır o, ne öğreneceksen ona sor."
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
"Şimdi yapmazsa, ne zaman yapacak" anlamında kullanılır.
"Gitsin istesin kızı, daha ne güne duruyor?"
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."