Açıkta kalmak
Kendisi için görev yapacak yerde kalmamak.
Barındığı yer elinden gitmek.
Gereksiz yer, büsbütün boşuna.
Kendisi için görev yapacak yerde kalmamak.
Barındığı yer elinden gitmek.
Birbiri ardınca söylenen, birbirini tutmayan, konu dışı ve gereksiz sözler.
Konu dışı, gereksiz sözler söylemek.
Konu dışı, gereksiz sözlerle karşısındakini şaşırtarak istediği sonuca varmak.
Gereksiz yere kendine iş çıkarmak.
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.
"Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."
Bir zorluk karşısında yıkılmamak, çökmemek.
Oturacak yer bulamamak.
"Gemi öyle kalabalıktı ki hepimiz ayakta kaldık."
Oturacak yer bulamamak.
Yer yuvarlağının güneşle ay arasına girmesiylei ay yer yuvarlağının gölgesinde ışıksız kalmak.
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Suyun çıktığı yer, kaynak.
En çok yarar sağlanacak yer.
Bir iş için en önemli, iş en son kendisinde bitecek kişi, mevkii.
"Yorgun bedenlerini suyun başındaki...
Küçümseme, azımsama, yakın bir yer belirtmek istendiğinde kullanılır.
"Şunun şurası on adımlık yer, gelmeyecek misin?"
Bir yeri kaplamak.
Birine bir yer ayırmak.
"Salonda yer tutmak yasaktır!"