Deyimler
İletişim

"Ayakta kalmak" deyiminin anlamı nedir?

Bir zorluk karşısında yıkılmamak, çökmemek.

Oturacak yer bulamamak.

"Gemi öyle kalabalıktı ki hepimiz ayakta kaldık."

Oturacak yer bulamamak.

Ayakta kalmak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağzına bir parmak bal çalmak

Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.

"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...

Ağzına bir parmak bal çalmak

Altından Çapanoğlu çıkmak

Girişilen bir işte başa dert olacak bir durumla, umulmayan bir tehlike ile karşılaşmak.

"Bana öyle geliyor ki bu işin altından Çapanoğlu çıkacak."

Altından Çapanoğlu çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Numara yapmak

Bir hareketi yalandan yapmak, bir şeyi gerçekmiş gibi söyleyerek karşısındakini aldatmak.

"Ona öyle bir numara yapacağım ki şaşkına dönecek."

Numara yapmak

Rest çekmek

Kesin tavır almak, herhangi bir konuda son sözü söylemek.

Bir oyunda önündeki paranın tümünü ortaya koymak.

"Öyle bir rest çekti ki görmeliydiniz."

Rest çekmek

Suyun başı

Suyun çıktığı yer, kaynak.

En çok yarar sağlanacak yer.

Bir iş için en önemli, iş en son kendisinde bitecek kişi, mevkii.

"Yorgun bedenlerini suyun başındaki...

Suyun başı

Şunun şurası

Küçümseme, azımsama, yakın bir yer belirtmek istendiğinde kullanılır.

"Şunun şurası on adımlık yer, gelmeyecek misin?"

Şunun şurası

Yer tutmak

Bir yeri kaplamak.

Birine bir yer ayırmak.

"Salonda yer tutmak yasaktır!"

Yer tutmak