Acemi çaylak
Hiçbir deneyi olmayan, deneysiz, beceriksiz, toy.
Hiçbir etkiye aldırış etmeyerek doğru saydığı davranışını sürdürmek.
Hiçbir deneyi olmayan, deneysiz, beceriksiz, toy.
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Aldırış etmemek, ona hiçbir şey etkili olmamak.
"Sırtına o kadar yük vurdular, adam yine de bana mısın demedi."
(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."
Duvar gibi dikey şeylerin ortası...
Gözetlemek, bir şeyin üzerinden bakışlarını ayırmamak, birinin hiçbir davranışını gözden kaçırmamak.
"Askerler, kaçak mahkûmun sığındığı evi bir saat kadar göz...
Heyecana, öfkeye ya da önem verdiği bir işe kapılıp başka hiçbir şeyle uğraşamaz duruma gelmek.
"Kendinden öylesine geçmişti ki gözü hiçbir şeyi görmez...
İsterse en sevdiği ve saydığı olsun, gücenmesini göze alarak doğru bildiğini yapmak.
Kırıcı davranışlarda bulunmak.
Bir olay karşısında aldırış etmemek, durum ve davranışını hiç değiştirmemek.
"Karşıma geçmiş avazı çıktığı kadar bağırıyordu, bense istifimi bozmadan bekledim."
Hiçbir şeye aldırış etmeden rahatını sağlamaya çalışmak.
"Boş ver, rahatına bak, sen mi düzelteceksin diyenlerden nefret ederim."
Hiçbir tepki görülmemek.
Haber çıkmamak.
"Ses seda çıkmadı hiçbir komşudan."
Yaşayışını inandığı, doğru bildiği bir düzende sürdürmek.
"Sen de kendine özgü bir yol tuttun demek!"
Kötü yola düşmek, doğru yoldan ayrılmak.
"Yolunu sapıtmış şu adamı Allah` tan başka kim doğru yola getirebilir?"