Deyimler
İletişim

"Bıyığını bulaştırmak" deyiminin anlamı nedir?

Yaptığı işi en yakınına bile sezdirmemek.

Bıyığını bulaştırmak deyimine benzer deyimler

Aslan payı

Bir paylaşmada en büyük pay.

Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.

Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.

Aslan payı

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.

"Astığı astık"

Attığı attık, tuttuğu tuttuk

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Bile bile lâdes

Bile bile aldınmış görünme, öyle gerektiği için kötü bir durumu kabullenme.

"Ağaçları kesmesine bile bile lâdes dedim."

Bile bile lâdes

Can damarı

Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç.

"Babam evin can damarıdır."

Can damarı

Can damarına basmak

Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.

"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...

Can damarına basmak

Çoğu gitti azı kaldı

İşin en güç, en önemli, en büyük kısmı bitti, kalanı önemsizdir.

"Ha gayret çocuklar, çoğu gitti azı kaldı."

Çoğu gitti azı kaldı

Ekmeğini taştan çıkarmak

En zor işleri bile yapıp geçimini sağlayacak becerilikte olmak, her türlü işi yapmak.

"Ekmeğini taştan çıkaran insanların arasına katılmakta gecikmedi."

Ekmeğini taştan çıkarmak

İşi bitmek

Hâli, gücü kalmamak.

Yaptığı işi sona ermek.

"Git de bak, babanın işi bitmiş mi?"

İşi bitmek

Kılına dokunmamak

Bir kimseye, zarar verebilecek en ufak davranıştan bile kaçınmak.

"İnan anne, kılına bile dokunmadım kardeşimin!"

Kılına dokunmamak

Kılını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak)

Bir durum karşısında en küçük bir tepki bile göstermemek, ilgisiz kalmak, harekete geçmemek.

"Onca insan üstüme yürüdü ama o kılını bile kıpırdatmadı."

Kılını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak)

Suyun başı

Suyun çıktığı yer, kaynak.

En çok yarar sağlanacak yer.

Bir iş için en önemli, iş en son kendisinde bitecek kişi, mevkii.

"Yorgun bedenlerini suyun başındaki...

Suyun başı