Aslan payı
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Yaptığı işi en yakınına bile sezdirmemek.
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.
"Astığı astık"
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bile bile aldınmış görünme, öyle gerektiği için kötü bir durumu kabullenme.
"Ağaçları kesmesine bile bile lâdes dedim."
Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç.
"Babam evin can damarıdır."
Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.
"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...
İşin en güç, en önemli, en büyük kısmı bitti, kalanı önemsizdir.
"Ha gayret çocuklar, çoğu gitti azı kaldı."
En zor işleri bile yapıp geçimini sağlayacak becerilikte olmak, her türlü işi yapmak.
"Ekmeğini taştan çıkaran insanların arasına katılmakta gecikmedi."
Hâli, gücü kalmamak.
Yaptığı işi sona ermek.
"Git de bak, babanın işi bitmiş mi?"
Bir kimseye, zarar verebilecek en ufak davranıştan bile kaçınmak.
"İnan anne, kılına bile dokunmadım kardeşimin!"
Bir durum karşısında en küçük bir tepki bile göstermemek, ilgisiz kalmak, harekete geçmemek.
"Onca insan üstüme yürüdü ama o kılını bile kıpırdatmadı."
Suyun çıktığı yer, kaynak.
En çok yarar sağlanacak yer.
Bir iş için en önemli, iş en son kendisinde bitecek kişi, mevkii.
"Yorgun bedenlerini suyun başındaki...