Aslan payı
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Bir kimseye, zarar verebilecek en ufak davranıştan bile kaçınmak.
"İnan anne, kılına bile dokunmadım kardeşimin!"
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Birini çok tehlikeli bir işe bile bile sokmak.
"Hiç aldırmadan, biricik kızını o adamla evlendirip ateşe atamazsın değil mi?"
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.
Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.
"Vakit geçirmeden...
Bile bile aldınmış görünme, öyle gerektiği için kötü bir durumu kabullenme.
"Ağaçları kesmesine bile bile lâdes dedim."
Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç.
"Babam evin can damarıdır."
Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.
"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...
Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.
İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.
"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."
Bir durum karşısında en küçük bir tepki bile göstermemek, ilgisiz kalmak, harekete geçmemek.
"Onca insan üstüme yürüdü ama o kılını bile kıpırdatmadı."
Hiç ilgisi yok, en ufak benzerliği bile yok.
"Sen kardeşini bir görsen, bu onun yanından bile geçmemiş."
Az da olsa, en ufak bir şey de olsa vermemek.
"Ona bu mirastan zırnık bile koklatmayacağım."