A'dan Z'ye
Baştanbaşa, bütünüyle, tümüyle; tepeden tırnağa değin.
Tamamıyla, hepsi, bütünüyle.
"Evi baştan aşağı boyadılar."
Baştanbaşa, bütünüyle, tümüyle; tepeden tırnağa değin.
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
Olmasından korktuğu şeyin zarar verici etkisine uğramak.
"Aklıma gelen başıma geldi, evi su bastı."
Kararından, niyetinden vazgeçirip başka bir yola sokmak.
Baştan çıkarmak, ayartmak.
"Aklını çelip onu evlenmeye razı et."
Birini bulunduğu yerden, mevkiden indirmek.
"Ya, gördün mü, demek ki el oğlu adamı al aşağı ediyormuş bir çırpıda!"
Hepsi bir ayarda. Hiçbiri işe yaramaz.
Gurur ve kibre kapılmayıp kendini olduğundan daha aşağı düzeyde sayma, başkalarından yüksek görmeme durumu.
"İnsanı insan yapan vasıflardan biri de alçak...
"Baştan aşağı"
"Baştan aşağı"
Bir alanın bir sınırından öbür sınırına kadar.
"Baştan aşağı",
"Boydan boya".
Baştan aşağı, elbisesinin ve vücudunun her yanına su değmek.
"Hortumu üstüme tutup beni sucuk gibi ısladı."
Her yanı, baştan aşağı, bütün vücudu.
"Tepeden tırnağa gözden geçirdi ihtiyarı."