Deyimler
İletişim

"Kambur üstüne kambur (kambur kambur üstüne)" deyiminin anlamı nedir?

"Sıkıntı üstüne sıkıntı, terslik üstüne terslik, borç üstüne borç, aksilikler birbirini kovalıyor" anlamında kullanılır.

Kambur üstüne kambur (kambur kambur üstüne) deyimine benzer deyimler

Ah almak

Zulmettiği kişinin bedduasını almak.

Birinin bedduasını üstüne çekmek.

"Zalimliğine devam edersen daha çok kişinin ahını alacaksın."

Ah almak

Allah aratmasın

Yakınılacak bir durumda, bir şeyin hiç bulunmaması hâlindeki sıkıntı anında

"Allah daha kötüsünü göstermesin" anlamında kullanılır.

Allah aratmasın

Altını üstüne getirmek

Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.

"Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."

Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek,...

Altını üstüne getirmek

Altmış altıya bağlamak

O an ki durumu temelli olmayan bir çözümle kurtarmak veya bir işi kesin neticeye vardırmış gibi görünmek.

"İnsanları altmış altıya bağlamakta üstüne yoktur...

Altmış altıya bağlamak

Altüst etmek (olmak)

Alt yüzünü üste çevirmek, altını üstüne getirmek.

Karmakarışık duruma getirmek.

Altüst etmek (olmak)

Ateşle oynamak

Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.

"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"

Ateşle oynamak

Atsan atılmaz, satsan satılmaz

İşe yaramadığı, sıkıntı verdiği hâlde vazgeçilemeyen şeyler ve kimseler için kullanılır.

"Ne yapayım, kardeş işte! Atsan atılmaz, satsan satılmaz!"

Atsan atılmaz, satsan satılmaz

Bal alacak çiçeği bilmek deyimi

Çıkar sağlanacak yeri veya şeyi bulmak, bu konuda nasıl hareket edileceğini bilmek.

"Onun bal alacak çiçeği bilmede üstüne yoktur."

Bal alacak çiçeği bilmek deyimi

Borca batmak

Çok borç içinde olmak.

"Borç gırtlağa çıkmak."

Borca batmak

Borç harç

Borç alarak ya da benzer yollara başvurarak (bir şeyi sağlamak).

"Borç harç nihayet yaptırdık evin çatısını."

Borç harç

Dokuz doğurmak

Bir işi güçlükle ve sıkıntı içinde sonuca ulaştırmak.

Merakla, heyecanla, sabırsızlıkla, sıkıntı çekerek beklemek.

"İşe geç kalmıştı, yeni araba gelinceye...

Dokuz doğurmak

Üstüne üstüne gitmek

Bir konuda bir kimseye sürekli baskı yapmak.

Güç bir şeyden yılmayıp, sonucu tehlikeli de olsa, çekinmeden o şeyle uğraşmak.

"Biliyorum zor ama üstüne üstüne...

Üstüne üstüne gitmek