Ağzından girip burnundan çıkmak
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Meydana getirilecek şeye yetmemek.
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.
Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.
"Siz Mehmet...
İlgilendirmek istendiği şeye önem vermemek, ilgisiz kalmak.
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Güçlü bir kimseye ya da sağlam bir şeye dayanmış olmak.
Güçlü birine ya da sağlam bir şeye güvenen.
Her şeye kusur bulup hiçbir şeyi beğenmemek.
Yürümeye başlayıp eline geçirdiği her şeye zarar veren çocuk.
Oluşturulacak şeye, işe yeterli olmamak.
Gücünün üstünlüğünü kanıtlamak, bir şeye gücü yetmek.
"Onunla başa çıkabilirim, merak etme sen."
Gücü yetmemek, başarı kazanamamak, bir işi başarmakta zorluk çekmek.
"Şu uysal insanlarla baş edemezsen kiminle edeceksin!"
Herhangi bir şeye sahip olmayı, ya da herhangi bir şeye erişmeyi çok istemek.
"Top oynamaya can atıyordu."