Ay ağılı
Ayın çevresindeki ışık, hale.
Ayın çevresinde hale (ayla, ışık çevresi) oluşmak.
Ayın çevresindeki ışık, hale.
Hiç karışık, anlaşılmayacak yönü yok, hesap, ay aydınlığı kadar ( ya da gökte görülen ayın kaçı olduğu kadar) ortada, açık.
Ayın ilk günleri.
Bulutla kapanan ayın gölgemsi aydınlığı
Ayın gökyüzünde bulunmadığı zaman.
Söyleye söyleye bitkin bir hale gelmek.
Yetenekleri ve davranışları ile çevresinde, bulunduğu yerde sevgi ve güven kazanmak.
"Kısa zamanda göze girmeyi başardı."
Sorup soruşturmadan, anlayıp anlamadan.
Gafil, çevresinde olup bitenlerin farkında olmayan.
"Hiçbir zaman gözü bağlı biri olmanı istemem senin."
Karanlık bir yeri ışıkla aydınlatmak.
Bilgisiyle, düşüncesiyle bir konuya açıklık getirmek, tutacağı yolu göstermek.
"Kutlu Peygamber hemen her konuda ışık...
Olmak, oluşmak, vücut bulmak.
Ortaya çıkmak.
"Olay akşam üzeri meydana geldi diyorlar."
Bir şey az bulunmak.
Seçkin, ünlü olmak.
"O, çevresinde parmakla gösterilen bir adamdı."
Ortaya çıkmak, belirmek, oluşmak.
"Köşede bir adam peyda oldu."
Bir şeyin olmasına izin vermek, göz yummak.
"Onların bize yeşil ışık yakacaklarını hiç sanmıyorum."