Deyimler
İletişim

"Ayağına çelme takmak" deyiminin anlamı nedir?

Yürümekte olan birinin ayakları arasına ayak uzatarak düşmesini sağlamak, onu düşürmek.

Ayağına çelme takmak deyimine benzer deyimler

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Araya girmek

İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.

Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.

Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.

"Araya başka...

Araya girmek

Arayı yapmak

Arası bozuk olan kimse ile barışmak.

Arası açık olan iki kişiyi uzlaştırıp, barıştırmak.

"Hasan aramızı yapmasaydı biz hâlâ diken üstünde oturuyor olacaktık."

Arayı yapmak

Ayağı dolaşmak

Yürürken herhangi bir sebepten ötürü ayakları birbirine takılmak, sendelemek.

"Korkusundan zavallının ayakları birbirine dolaştı."

Ayağı dolaşmak

Ayağına dolaşmak

İş yapmakta olan bir kimsenin çok yakınında, ayakları arasında gezerek onun iş yapmasını güçleştirmek.

Ayağına dolaşmak

Ayak dolaştırmak

Yürümekte olan bir işe engel çıkarmak, bir kimseyi kötü duruma düşürecek davranışta bulunmak.

Ayak dolaştırmak

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Baş yemek deyimi ve anlamı

Sofrada en önemli yemek.

Birinin ölümüne sebep olmak.

Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.

"Adamın başını sebepsiz yere yediler, şimdi...

Baş yemek deyimi ve anlamı

Bozuk düzen

Düzensiz, düzeni bozuk olan.

Toplumun yönetiminde uygulanan yanlış kurallar dizgesi.

"Bu bozuk düzenden hangi görüş ve anlayış biçimi kurtaracak milleti, onu...

Bozuk düzen

Hakkını yemek

Birinin hakkı olan şeyi vermemek, onu kendisine maletmek.

"Dürüst ol, milletin hakkını yeme, yoksa boğazında kalır."

Hakkını yemek

Özü sözü bir

Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.

"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...

Özü sözü bir