Deyimler
İletişim

"Atsan atılmaz, satsan satılmaz" deyiminin anlamı nedir?

İşe yaramadığı, sıkıntı verdiği hâlde vazgeçilemeyen şeyler ve kimseler için kullanılır.

"Ne yapayım, kardeş işte! Atsan atılmaz, satsan satılmaz!"

Atsan atılmaz, satsan satılmaz deyimine benzer deyimler

Alacağına şahin, vereceğine karga

Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...

Alacağına şahin, vereceğine karga

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Bir damla

Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).

Çok küçük (çocuklar için söylenir).

"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."

Bir damla

Bostan korkuluğu

Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.

Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...

Bostan korkuluğu

Canına yandığım (yandığımın)

Kimi zaman sevgi ve hayranlık, kimi zaman da kızgınlık ve öfke gibi duyguları anlatmak için kullanılır.

"Canına yandığımın adamı, bizi saatlerce bekletti bu...

Canına yandığım (yandığımın)

Dokuz doğurmak

Bir işi güçlükle ve sıkıntı içinde sonuca ulaştırmak.

Merakla, heyecanla, sabırsızlıkla, sıkıntı çekerek beklemek.

"İşe geç kalmıştı, yeni araba gelinceye...

Dokuz doğurmak

Eyere de gelir semere de

Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.

Eyere de gelir semere de

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Ne akar ne kokar

Kimseye ne faydası ne de zararı dokunan pısırık, çekingen kimseler için kullanılır.

Ne akar ne kokar

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli