Allah ne verdiyse
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Önemi yok, ne olursa olsun.
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
"Herkes başının çaresine baksın, güçsüzleri düşünme, gücü yetmeyene ne olursa olsun" anlamında kullanılır.
Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.
"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...
Ne kadar önemli olursa olsun, elindeki iş hiç bırakılamayacak derecede olsa bile.
"Söyleyin ona, iki eli kanda olsa da durmasın gelsin."
Çevresini ya da kendisinden istenilen yeri dolaşıp ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak.
"Bir kişi etrafı şöyle bir kolaçan etsin...
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Her ihtimale karşı, ne olacağı belli değil.
"Şemsiyeni al, ne olur ne olmaz, yağmura yakalanabilirsin."
Her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarak, ne kadar büyük fedakârlık isterse istesin.
"Ne pahasına olursa olsun ben bu işi bitireceğim."
Bir işin yapılabildiği, olabildiği kadarıyla yetinmek, müdahale etmeden bekleyip sonucuna ne olursa olsun razı olmak.
"Artık oluruna bıraktık işi."
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
"Neye mal olursa olsun, iş sonuna kadar götürülecektir, yapılmasından kaçınılmayacaktır" anlamında kullanılır.
"Özgürlük yolunda ölmek var, dönmek yok bize."
Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.
"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."