Deyimler
İletişim

"Anasının ipini (ipliğini pazarda) satmış" deyiminin anlamı nedir?

İpsiz, serseri, kendisinden her türlü yanlış iş beklenen.

Anasının ipini (ipliğini pazarda) satmış deyimine benzer deyimler

Ağır iş

Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.

Ağır iş

Akıl kârı olmamak

Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.

"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"

Akıl kârı olmamak

Akıntıya kürek çekmek

Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.

"Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."

Akıntıya kürek çekmek

Allaha ısmarladık

Esen kal. Seni tanrıya emanet ediyorum. Tanrı seni her türlü kötülükten korusun. (Ayrılırken kalana söylenir.)

Allaha ısmarladık

Allem etmek, kallem etmek

İstediğini elde etmek için her türlü kurnazlığa başvurmak.

"Namussuzlar allem edip kallem edip yaşlı adamın evini elinden aldılar."

Allem etmek, kallem etmek

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bostan korkuluğu

Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.

Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...

Bostan korkuluğu

Göze almak

Bir iş nedeniyle karşılaşabileceği her türlü zararı ve tehlikeyi önceden kabullenmek.

"Vatan için kim ölümü göze almaz ki?"

Göze almak

Gözlerini (gözünü) kan bürümek

Çok öfkeli, kinli olmak; her kötülüğü yapacak hâle gelmek.

"Bir adamın gözlerini kan bürümesin, ondan her türlü belâ beklenebilir."

Gözlerini (gözünü) kan bürümek

Kapı kapı dolaşmak

Ev ev gezmek, her eve uğramak.

Hemen her devlet dairesine başvurmak.

"Kapı kapı dolaştı, ne var ki bir iş bulamadı."

Kapı kapı dolaşmak

Kedi olalı bir fare tuttu

İlk defa, neden sonra kendisinden beklenen bir iş yapabildi.

"Temsilcimiz, nihayet kedi olalı bir fare tuttu, yüklü bir iş yakaladı."

Kedi olalı bir fare tuttu