Deyimler
İletişim

"Allah'ın belâsı" deyiminin anlamı nedir?

Varlığı üzüntü veren, varlığından huzursuz olunan şey.

"Allah’ın belâsı adam yine çıktı ortaya."

Allah'ın belâsı deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Ağır kanlı

Ağır canlı.

Varlığı insana sıkıntı veren, sevimsiz, antipatik.

Ağır kanlı

Ayaklı kütüphane

Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.

"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"

Ayaklı kütüphane

Balgam atmak

Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.

"Lütfen sus, ortaya bir balgam atıp da insanı huzursuz etme."

Balgam atmak

Bana mısın dememek

Aldırış etmemek, ona hiçbir şey etkili olmamak.

"Sırtına o kadar yük vurdular, adam yine de bana mısın demedi."

Bana mısın dememek

Baş ağrısı

Varlığı tedirginlik verici şey, rahatsız edici kimse.

"Sen ne baş ağrısı bir adammışsın meğer!"

Baş ağrısı

Baş belâsı

Sürekli rahatsız eden, yük olan, bir kimseye musallat olup sıkıntı veren ve uzaklaştırılamayan kişi ya da şey.

"Şu baş belâsı adamı uzaklaştırırsanız...

Baş belâsı

Belini bükmek

Büyük üzüntü içinde bırakmak ve bir şey yapamaz duruma getirmek.

Belini bükmek

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Burnu bile kanamamak

Tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak.

"On takla atan arabadan, burnu bile kanamadan çıktı, şaşılacak şey doğrusu."

Burnu bile kanamamak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Takke düştü kel göründü

Kusuru, kabahati örten şey ortadan kalkınca bütün çirkinlikler, hileler, ayıplar ortaya çıktı.

Takke düştü kel göründü