Deyimler
İletişim

"Aldığı aptes, ürküttüğü kurbağaya değmemek" deyiminin anlamı nedir?

Elde ettiği yarar, uğradığı zararı karşılayamamak.

"Al aptesini, ver pabucumu."

Aldığı aptes, ürküttüğü kurbağaya değmemek deyimine benzer deyimler

Acısını çıkarmak

Gördüğü maddi ya da manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak.

Öç almak.

Acısını çıkarmak

Açıktan kazanmak

Anapara ve emek koymadan bir şeyden kazanç elde etmek.

Açıktan kazanmak

Adam kıtlığında

Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.

Adam kıtlığında

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Ağzına tat bulaşmak

Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.

Ağzına tat bulaşmak

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Al takke ver külâh

Bir mesele üzerinde uzun çekişmelerden sonra.

Senli benli, samimî dostluğu sürdürerek.

"Al takke ver külâh yıllarca yaptık bu işi."

Al takke ver külâh

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Darda boğmak

Bir kimseye, içinde bulunduğu güç durum dolayısıyla bir zararı kabul ettirip bundan yarar sağlamak.

Darda boğmak

Hayatını kazanmak

Çalışıp elde ettiği para ile geçimini sağlamak.

"Ben iyi ya da kötü hayatımı kazanıyorum, sen kendi işine bak."

Hayatını kazanmak

Yanıp tutuşmak

Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.

Kuvvetli bir aşkla sevmek.

"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."

Yanıp tutuşmak