Abes Kaçmak
Uygun düşmemek, yersiz düşmek.
Karşılıklı sevgi gösterisi.
Çokluk uygun olmayan işlerde birbirinin çıkarını kollamak.
Uygun düşmemek, yersiz düşmek.
Hiçbir deneyi olmayan, deneysiz, beceriksiz, toy.
Uygun giyinmekle birlikte farkında değilmişçesine açılmak.
Bir kişiye özel adından ayrı olarak dikkati çeken durumuna, niteliğine uygun ad vermek.
Çok ağır iş yapan, çevik olmayan.
Karşılıklı kötü şeyler söyleyerek yapılan kavga.
Akla uygun gelmemek, inanılacak gibi olmamak.
Anlamamak.
"Şu işleri bir türlü aklım almıyor.
Düşüncesine uygun olmak.
Uygun bulduğu bir düşünce kafasına yerleşmek.
"Onun sana söyledikleri aklına yer eder inşallah."
Eski çürük, sağlam olmayan, değersiz (şey).
Düzgün olmayan, parça parça, dağınık (söz).
"Şu kırık dökük eşyaları ortadan kaldırın hemen!"
Bir şeyi yapmak için uygun şartları elde etmek, fırsat kollamak.
"Punduna getirir getirmez patlattı yumruğunu."
Uygun olsun olmasın, uygun zamanı kollamadan.
"Yerli yersiz konuşup duruyor geveze adam."