Deyimler
İletişim

"Zahmete sokmak" deyiminin anlamı nedir?

Birine sıkıntı, güçlük ve yorgunluk vermek; masraf ettirmek.

"Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz."

Zahmete sokmak deyimine benzer deyimler

Acısını çekmek

Yapılan yanlış işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.

Acısını çekmek

Ağız burun birbirine karışmak

Kavga, sarhoşluk, öfke, yorgunluk gibi nedenlerle yüz yara bere içinde olmak yada yüzde yorgunluk izleri görülmek.

Ağız burun birbirine karışmak

Ağzının içine bakmak

Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.

Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.

"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...

Ağzının içine bakmak

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Başına belâyı satın almak

Sıkıntı, üzüntü ve tedirginlik verici olduğunu sonradan anladığı bir işe kendi isteği ile girmiş bulunmak.

"Nereden girdim bu inşaat işine, durup dururken...

Başına belâyı satın almak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Dokuz doğurmak

Bir işi güçlükle ve sıkıntı içinde sonuca ulaştırmak.

Merakla, heyecanla, sabırsızlıkla, sıkıntı çekerek beklemek.

"İşe geç kalmıştı, yeni araba gelinceye...

Dokuz doğurmak

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek

Zahmet çekmek

Sıkıntı, güçlük, yorgunluk ve eziyetlere katlanmak.

"Senin adam olman için az zahmet çekmedim ben."

Zahmet çekmek