Adam kıtlığında
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Sıkıntı, güçlük, yorgunluk ve eziyetlere katlanmak.
"Senin adam olman için az zahmet çekmedim ben."
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.
Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...
Bir kimsenin dayanılmaz, çekilmez tutum ve davranışlarına katlanmak.
"Yeter artık, daha fazla senin ağız kokunu çekemem."
Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.
"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"
Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.
"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).
Çok küçük (çocuklar için söylenir).
"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."
Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...
Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.
Çok terlemek.
"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."
Birine sıkıntı, güçlük ve yorgunluk vermek; masraf ettirmek.
"Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz."