Allah ne verdiyse
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Sevinci yüz hatlarında anlaşılır olmak.
Neşelenip sıkıntıdan kurtulmak, feraha kavuşmak.
"Bakıyorum yüzün gülüyor, sebebi ne ola ki?"
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
Bolluk, varlık, rahat ve huzur içinde olmak.
"Bir eli yağda, bir eli balda, daha ne istiyor ki?"
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...
Hiçbir şey esirgememek.
Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.
Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.
"Vatan uğruna kim can...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Aydınlanmak, açıklığa kavuşmak, anlaşılır olmak.
"İşlediği tüm suçlar yakında gün ışığına çıkacaktır."
Endişelenecek bir durum bulunmadığını öğrenerek sıkıntıdan kurtulmak, rahatlamak.
"Ne yapayım, ben anneyim, onlar sağ salim dönerlerse içim rahat edecektir...
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."