Açık yürekli
Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.
İçi kaygıdan, sıkıntıdan kurtulmak.
Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.
İçi dışı bir olmayan; dışı süslü, içi berbat.
"Altı alay üstü kalay bir dolaba benziyor bu."
Dindar, içi dışı çok temiz bir insan olmak.
Ayağı yere değmez olmak.
Taşıta binip yaya yürümekten kurtulmak.
Ölümden geri dönmek, ağır bir kaza yada hastalıktan kurtulmak.
Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek.
"İçine düştüğü sıkıntıdan kurtulamayan adam başını alıp gitti."
Önemsiz bir istek uğruna ya da küçük bir zarardan kurtulmak için çok büyük bir zararı göze almak.
Tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak.
"On takla atan arabadan, burnu bile kanamadan çıktı, şaşılacak şey doğrusu."
Yalnızlıktan kurtulmak için birlikte yaşanılan kimse.
"Her insanın bir can yoldaşına ihtiyacı vardır."
Endişelenecek bir durum bulunmadığını öğrenerek sıkıntıdan kurtulmak, rahatlamak.
"Ne yapayım, ben anneyim, onlar sağ salim dönerlerse içim rahat edecektir...
Pek sıkıntıda bulunup, bu sıkıntıdan kurtulmak için her türlü çareye, olmadık yerlere başvurmak, yardım istemek.
Sevinci yüz hatlarında anlaşılır olmak.
Neşelenip sıkıntıdan kurtulmak, feraha kavuşmak.
"Bakıyorum yüzün gülüyor, sebebi ne ola ki?"