Deyimler
İletişim

"Yan tutmak" deyiminin anlamı nedir?

Taraflardan birini desteklemek, onun söz ve davranışlarını benimsemek, yansız olmamak.

"Yan tutmayıp tarafsız kalırsan senin için daha iyi olur."

Yan tutmak deyimine benzer deyimler

Ağzını bıçak açmamak

Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.

Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.

"Boşuna uğraşma, evin...

Ağzını bıçak açmamak

Aklı başında olmamak

İyi düşünebilir durumda olmamak.

Bayılmak, kendisinden geçmek.

"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...

Aklı başında olmamak

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Düşman çatlatmak

Nisbet yapmak, iyi durum ve başarılarıyla düşmanı kızdırmak ve kıskandırmak.

"Düşman çatlatmakta da üstüne yok senin!"

Düşman çatlatmak

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

İleri gitmek

Söz ve davranışta ölçü dışına çıkmak; gereksiz, aşırı davranışta bulunmak ve haddi aşmak.

"O saygısız adamın daha fazla ileri gitmesine fırsat verilmemelidir."

İleri gitmek

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek

Parmak kaldırmak

Olumlu oy vermek için el kaldırmak.

Bir toplulukta söz istemek için işaret parmağını kaldırıp diğerlerini yumarak el kaldırmak.

"Parmak kaldırarak söz istemeyi...

Parmak kaldırmak