Deyimler
İletişim

"Yanına (kâr) kalmak" deyiminin anlamı nedir?

Kendisinden öç alınmamak, yaptığı kötülük sert karşılık görmemek, cezasız kalmak.

Yanına (kâr) kalmak deyimine benzer deyimler

Abanoz gibi

Çok kara, kapkara. Çok sert.

Abanoz gibi

Ağzının payını vermek

Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.

"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"

Ağzının payını vermek

Astığı astık, kestiği kestik

Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.

Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...

Astığı astık, kestiği kestik

Baş başa kalmak

Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.

"Misafirler gittikten sonra baş başa kaldılar."

Baş başa kalmak

Başı taşa değmek

Sert bir karşılık, yenilemeyen bir durum kendisine ders olmak.

Başı taşa değmek

Bostan korkuluğu

Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne.

Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden...

Bostan korkuluğu

Boynunda kalmak

Birine iletilmesi kendisinden rica edilen sözü iletmediği ya da birine ödenecek parayı ödemediği için üzerinde borç kalmak.

Boynunda kalmak

Diş bilemek

Öç almak, kötülük yapmak için fırsat kollamak; öfkesini gösterir durum almak.

"Bana diş bilediği bakışlarından belli."

Diş bilemek

Göze göz, dişe diş

Misilleme; aynı biçimde kötülük yapıp öç alma, kötülüğü yapandan acısını çıkarma.

"Düşmanla artık göze göz, dişe diş mücadele edilecektir."

Göze göz, dişe diş

Günleri sayılı olmak

İçinde olunan günlerde ölecek olmak.

Bulunduğu yerde kalmak için birkaç günü kalmak.

"Doktorlara bakılırsa anneannemin günleri sayılıymış."

Günleri sayılı olmak

Haddini bildirmek

Yetkisi dışındaki işlere karıştığı için sert bir karşılık vererek onu cezalandırmak, yola getirmek, uslandırmak, yetki sınırını bildirmek.

"Haddini bildirin şu...

Haddini bildirmek

Ortada kalmak

Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak.

İki şey arasında kalmak.

(Bir şeyi) kimse üzerine almamak.

"Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada...

Ortada kalmak