Deyimler
İletişim

"Yağ bağlamak" deyiminin anlamı nedir?

Semirmek, üzerine biriken yağ katılaşmak.

Yağ bağlamak deyimine benzer deyimler

Açık kapı bırakmak

Görüşme konusu olan sorun üzerine son sözü söylemeyip biraz daha elverişli davranışta bulunmaya olanak tanımak.

Açık kapı bırakmak

Aklını (bir şeyle) bozmak

Sapıtmak, delirmek.

Yalnızca ilgilendiği, üzerine düştüğü şeyle uğraşıp durmak, başka hiçbir mesele düşünmemek.

"Bizim çocuk sinema ile aklını bozdu."

Aklını (bir şeyle) bozmak

Altını çizmek

Bir şeyin (daha çok sözün) önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.

"Altını çize çize söylüyorum. Eninde sonunda sen de geleceksin."

Altını çizmek

Altı yaş olmak (Bir işin)

Bir takım oyunlara karışmış olmak, iş, dürüst bir temel üzerine kurulmuş olmamak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.

Altı yaş olmak (Bir işin)

Anasını ağlatmak

Bir kimseye çok eziyet edip sıkıntı çektirmek.

"Adamın üzerine öyle gittiler ki iki günde anasını ağlattılar."

Anasını ağlatmak

Azınlıkta kalmak

Bir sorun üzerine oy verenler, sayıca, karşı düşünceye oy verenlerden daha az çıkmak.

Bir oyalamada, karşı düşünceye oy verenler sayıca az çıkmak.

Azınlıkta kalmak

Bağrına basmak

Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak.

Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.

"Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi.

Göğsü üzerine...

Bağrına basmak

Biri vardı geceden, biri düştü bacadan

Eski gailenin üzerine bir yenisi geldi.

Zaten başımızda büyük bir bela/dert vardı, hiç yoktan bir tane daha çıktı.

Biri vardı geceden, biri düştü bacadan

Boyunun ölçüsünü almak

İddia üzerine giriştiği bir işi başaramayıp yetersizliğini anlamak.

Biri tarafından haddi bildirilmek.

Beklediği yakınlığı görememek.

"Boynunun ölçüsünü aldı,...

Boyunun ölçüsünü almak

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Burnunu sokmak

Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.

"Sen de her işe burnunu sokmaktan geri durmazsın!"

Burnunu sokmak