Al benden de o kadar
Ben de o durumdayım; o düşüncedeyim.
Tam zamanında.
"Vaktini şaşmaz o, göreceksin şimdi gelecek."
Ben de o durumdayım; o düşüncedeyim.
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Gerçekleşmesi mümkün olmayacak işleri anlatmak için kullanılır.
"O kız, o çocukla ancak balık kavağa çıkınca evlenir."
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Şimdi yaşayan insanlardan gelecek kuşaklara.
Az zaman içinde.
Bir şeyi istemek, istek duymak, çok arzulamak.
"Şimdi o yeşil eriklerden olsa da yesek, öyle de canım çekti ki."
Hayatta çok günler görmüş, acı tatlı olaylar yaşayıp tecrübe kazanmış, olgunlaşmış.
"O ihtiyar mı? Feleğin çemberinden geçmiş biridir o."
Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.
"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."
Açık yürekli, güvenilir, hoşgörüsü geniş, ehli dil (kimse).
"O ihtiyar adam tam bir gönül eriydi."
Daha önce denediği için o durumla karşılaşmaktan korkmak, o işe girişmekten çekinmek.
"Sebzecilik işinden gözüm yıldı, bir daha bu işe girişeceğimi sanmıyorum."
Bir söz, bir davranış bir kimsenin onuruna dokunmak, o kimseye ağır gelmek.
"Doğrusu onun bu sözleri gücüme gitti, çünkü hak etmedim o sözleri."
O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.
"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"