Adı batmak
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Kancayı takmak, musallat olmak, istediğini yaptırıncaya kadar yakasını bırakmamak.
"Başıma iyice tebelleş oldu, nereye gitsem oraya geliyor."
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Musallat olmak, asılmak, direnerek bir şey istemek, istediğini yaptırmak için sürekli ısrar etmek.
"İnsanın başına balta olan kişileri sevmek mümkün değil."
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Bir yere iyice, ayrılmamacasına yerleşmek.
İyice tutunmak, köklenmek, sağlamlaşmak, yayılmak.
"Onun sevgisi, içine iyice kök salmıştı."
Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.
"Saçları kısa kestirmek bu yıl moda oldu."
Birinden çok kurnaz olmak, onu aldatabilecek kadar akıllı ve kabiliyetli olmak.
Yenilgiyi kabullenmek, teslim olmak.
Bir çekişme sonunda karşısındakinin istediğini yapmaya razı olmak.
"Yakında teslim bayrağını çekerler, endişeye...
Daha önce görevinden ayrılan, yerine geçtiği biri kadar başarılı olmak.
Yerinin adamı, görevinin üstesinden gelir olmak.
"Bakalım yerini doldurabilecek mi?"
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."