Adı batmak
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Biri, ötekinden niteliğiyle üstün olmak.
"Nezaketiyle akranlarına taş çıkartıyor."
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Anlayabileceği şey, dikkatinden kaçmış olmak, dalgınlıktan anlayamamış olmak.
Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.
Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Birisiyle yarışmak, özellikle kendisinden üstün birisiyle yarış etmek.
"Sen benimle aşık atacak biri değilsin."
Biri, ötekinden geri kalmadan, bir hizada.
Biri ötekine köle gibi hizmet eder, her emrini yerine getirir durumda olmak.
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Daha önce görevinden ayrılan, yerine geçtiği biri kadar başarılı olmak.
Yerinin adamı, görevinin üstesinden gelir olmak.
"Bakalım yerini doldurabilecek mi?"
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."