Adı batmak
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Nefes alamaz olmak, gücü tükenmek.
"Bu yokuş soluğumuzu keseceğe benziyor."
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Pek çok borcu olmak, borçtan nefes alamaz olmak.
Soysuz ve namussuz olmak.
"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
İş yapabilecek güçte olmak, bedenî gücü var olmak.
"Çok şükür şimdilik elimiz ayağımız tutuyor."
Yönetmek, çekip çevirmek.
Tutumlu olmak, kullanmak.
Elvermek, yetmek, yetişmek, korumak, kurtarmak.
Hoş görmek, göz yummak.
Örtbas etmek.
"Bu ayakkabıyı bu...
Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.
"Saçları kısa kestirmek bu yıl moda oldu."
Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.
"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."
Güç bir duruma düşürerek telâşlandırmak, bu telâşla kaçmasına sebep olmak.
"El oğlu bu, adama pabucunu ters giydirir, tetikte olmalı insan."
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."