Ahmak ıslatan
Çişinti halindeki yağmur.
İnce ince yağan yağmur, çisenti.
"Böyle yürümeye devam edersek bu ahmak ıslatan iliklerimize işleyecek."
İnce yapılı olmasına mukabil güçlü, dayanıklı.
"Sırım gibi delikanlı olmuş."
Çişinti halindeki yağmur.
İnce ince yağan yağmur, çisenti.
"Böyle yürümeye devam edersek bu ahmak ıslatan iliklerimize işleyecek."
Aslan gibi güçlü, yiğit, yürekli ve yırtıcı bir davranış göstermek.
Ata hüner göstermek.
Bildiği ve istediği gibi davranmak.
Belli bir alanda üstünlük kurmak.
"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."
Dilediğini izin almaksızın yapan, istediği gibi davranan.
"Sizin çocuk da amma başına buyruk bir çocuk olmuş."
(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."
Duvar gibi dikey şeylerin ortası...
Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.
Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...
Boyu uzamak, gelişmek, boylanmak.
"Çok çabuk boy attı sizin çocuk; maşallah, delikanlı gibi olmuş."
Canlı ve atik, çevik.
"Çakı gibi delikanlı olmuş."
Kaba ve seyrek, bol ve ütüsüz.
"Pantolonun çuval gibi olmuş."
Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.
"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...
Titizlik göstermek, bir şeyi en ince ayrıntılarına kadar araştırmak, gözden geçirmek.
"O kadar da ince eleyip sık dokunacak bir iş değil, kaygılanma."
Güçlü, dayanıklı olmak; güçlü görünerek dikkatli bulunmak.
"Sıkı dur, şut çekeceğim."