Deyimler
İletişim

"Sıkıntı çekmek" deyiminin anlamı nedir?

Zorluk, darlık ya da yoksulluk içinde yaşamak.

Ruhen tedirginlik duymak.

"Hiç sıkıntı çekmedim desem yalan olur."

Sıkıntı çekmek deyimine benzer deyimler

Ağır lokma

İçinde çıkılması ya da altında kalkılması, yapılması, başarılması güç iş, güç sorun.

Ağır lokma

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Ay aydın, hesabı belli

Hiç karışık, anlaşılmayacak yönü yok, hesap, ay aydınlığı kadar ( ya da gökte görülen ayın kaçı olduğu kadar) ortada, açık.

Ay aydın, hesabı belli

Balgam atmak

Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.

"Lütfen sus, ortaya bir balgam atıp da insanı huzursuz etme."

Balgam atmak

Başının (canının) derdine düşmek

Büyük bir sıkıntı ya da ölüm tehlikesi ile karşılaştığından başkalarıyla uğraşmaktan vazgeçip içinde bulunduğu duruma çare aramak.

Başının (canının) derdine düşmek

Bozum olmak

Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.

"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...

Bozum olmak

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Hasret çekmek

Özlem duymak, epeydir ayrı kaldığı yere ya da kimseye kavuşma isteği içinde olmak.

"Yıllardır yurdumun hasretini çekiyorum."

Hasret çekmek

Hesaba katmak (almak)

Bir işi yaparken ya da yürütürken bir başka şeyi de göz önünde bulundurmak.

"Hasan`ı da hesaba katalım, az zorluk çıkarmayacaktır bize."

Hesaba katmak (almak)

Rahat yüzü görmemek

Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.

"Şu yaşıma geldim, hiç rahat yüzü görmedim desem yeridir."

Rahat yüzü görmemek