Akıllara durgunluk vermek
Çok şaşılacak bir şey olmak.
"Bir görmeliydin o olayı, akıllara durgunluk verecek bir olaydı."
Uzak, dolaylı bir ilişki ile.
Şaşılacak şey, olacak gibi değil!"Nereden nereye, kim derdi ki biz karşılaşacağız!"
Çok şaşılacak bir şey olmak.
"Bir görmeliydin o olayı, akıllara durgunluk verecek bir olaydı."
Girişilen bir işte başa dert olacak bir durumla, umulmayan bir tehlike ile karşılaşmak.
"Bana öyle geliyor ki bu işin altından Çapanoğlu çıkacak."
Bir şey bilmiyormuş gibi davranarak bir kimseden bir konu üzerinde ayrıntılı bilgi almaya çalışmak.
Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.
"Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu...
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.
Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.
Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.
Kötü...
Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.
Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.
Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.
Hiçbir şey esirgememek.
Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.
Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.
"Vatan uğruna kim can...
Bir kimsenin sözlerinden açıkça söylemediği bir şeyler olduğu anlaşılmak.
"Dilinin altında bir şey olduğunu biliyorum ama bir türlü söyletemiyorum."
Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.
"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...