Ağzından yel alsın
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Karaktersiz, kötü yaradılışlı, aşağılık (kişi).
"Şu mayası bozuk adamın çenesini kapayın, sesini duymak istemiyorum."
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.
Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.
Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.
"Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu...
Can sıkıcı, üzücü, istemediği bir duruma düşmek.
"Şu kendini bilmez adamla başım derde girsin istemiyorum."
Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.
"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...
Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamaz duruma gelmek.
Üzüntü ve kederden ruhsal bir çöküntüye düşmek.
"İflas eden şu genç adamın bir yılda beli...
En kötü sanılandan daha kötü.
Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.
Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.
"Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."
Kötü kişinin kötü çocuğu (ya da eğittiği kötü kişi).
Zihni yorulmak.
Gürültülü, patırtılı şeyler dinlemekten rahatsız olmak, yorgunluk duymak.
"Kesin artık şu makinenin sesini, kafam kazan gibi oldu."
Eskiden kötü durumları görülmüş olan, kötü işlere girmiş bulunan.
"Künyesi bozuk diye, bu adama hiç kimse iş vermeyecek mi?"
Mayası bozuk, kötü soydan gelen ve ahlâksızlık eden kimse.
"Senin gibi sütü bozuklara selâm verilir mi?"