Deyimler
İletişim

"Çile çekmek" deyiminin anlamı nedir?

Üzüntü, eziyet, acı ve sıkıntı içinde yaşamak.

"Annen seni büyütünceye kadar ne çileler çekti biliyor musun?"

Çile çekmek deyimine benzer deyimler

Acı çekmek

Uzun süre acı, üzüntü içinde bulunmak.

Acı çekmek

Acısını çekmek

Yapılan yanlış işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.

Acısını çekmek

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Can dayanmamak (Bir şeye)

Bir acı, üzüntü, sıkıntı ve istek karşısında direnme gücü kalmamak; dayanıklılığı yitirmek.

"Yıllarca uğraşıp didinip yaptığı ev bir anda kül oldu, buna can mı...

Can dayanmamak (Bir şeye)

Dokuz doğurmak

Bir işi güçlükle ve sıkıntı içinde sonuca ulaştırmak.

Merakla, heyecanla, sabırsızlıkla, sıkıntı çekerek beklemek.

"İşe geç kalmıştı, yeni araba gelinceye...

Dokuz doğurmak

Düşüp kalkmak

Yakın arkadaşlık etmek.

Yasa ve gelenek dışı kadın ve erkekle birlikte yaşamak veya sık sık bir araya gelmek.

"Seni bu hâle getirenler düşüp kalktığın...

Düşüp kalkmak

Güllük gülistanlık

Sorunları bulunmayan; neşe, bolluk ve huzur içinde olan yer.

"Ne zaman güllük gülistanlık içinde olacağız acaba?"

Güllük gülistanlık

İki yakası bir araya gelmemek

Geçim sıkıntısı içinde olmak ve borçtan kurtulamamak, gelir ve giderini denkleştirememek.

"Bilmiyorum ne zaman iki yakamız bir araya gelecek."

İki yakası bir araya gelmemek

Ne çıkar

Ne zararı var.

Bir sonuç vermez.

Ne fayda, ne zarar umulur.

"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"

Ne çıkar

Ne pahasına olursa olsun

Her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarak, ne kadar büyük fedakârlık isterse istesin.

"Ne pahasına olursa olsun ben bu işi bitireceğim."

Ne pahasına olursa olsun

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli