Ağzıyla kuş tutsa…
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Söylenecek sözü, gelecek haberi dikkatlice (beklemek).
"Kulağınız kirişte olsun, ne duyarsanız iletin hemen."
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.
"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."
Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.
Olup bitenleri çabuk haber alan, hemen her şeyden haberi olan.
"Hasan mı, ne kulağı delik adamdır o, ne öğreneceksen ona sor."
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Her ihtimale karşı, ne olacağı belli değil.
"Şemsiyeni al, ne olur ne olmaz, yağmura yakalanabilirsin."
Her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarak, ne kadar büyük fedakârlık isterse istesin.
"Ne pahasına olursa olsun ben bu işi bitireceğim."
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.
"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."
Verdiği sözü ne pahasına olursa olsun yerine getiren bir kişi olmak.
"Ona güvenin, o sözünün eri olan birisidir."
Ne iyi ne kötü, orta derecede.
Hemen hemen, aşağı yukarı, yaklaşık olarak.
"Şöyle böyle üç yıl oldu onunla görüşemedik."