Ağzıyla kuş tutsa…
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Utanarak renkten renge girmek, kimi duyguların etkisiyle yüzünün rengi değişmek.
"Pot kırdığını anlayınca ne yapacağını şaşırdı, kızarıp bozaran yüzünü kapatmaya çalıştı."
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Tereddüde düşmek, ne yapacağını kestirememek.
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Parasını, malını, tüm varlığını harcayıp bitirmiş olmak.
"Elde avuçta bir şey kalmayınca ne yapacağını şaşırdı."
Ayıp, suç ve kusurlarını, gizli kalmış yolsuzluklarını açığa çıkarmak; açıklamak, söylemek.
"Kirli çamaşırları ortaya dökülünce ne yapacağını şaşırdı."
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Her ihtimale karşı, ne olacağı belli değil.
"Şemsiyeni al, ne olur ne olmaz, yağmura yakalanabilirsin."
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Heyecan, korku ve utanmadan dolayı yüzünün rengi değişmek, sıkılmak.
Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.
"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."
Çok şaşırıp ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilemez olmak; sesini çıkaramamak, hareket edememek.
"Çocuk sanki taş kesilmişti."