Deyimler
İletişim

"Keyif çatmak" deyiminin anlamı nedir?

Neşeli olmak, hoş ve eğlenceli zaman geçirmek.

"İşi nihayet bitirmiştik, sıra şimdi keyif çatmaya gelmişti."

Keyif çatmak deyimine benzer deyimler

Ağırdan almak

Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.

Ağırdan almak

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Arada bir

Seyrek olarak,

"Ara sıra".

Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.

Arada bir

Ayağa düşmek

Bir şeyin değerini kaybetmesi.

Yalvarır duruma gelmek.

İşe ilgisiz ve yetkisiz kimseler karışır olmak.

"Sevinmeyin boşuna, bu işi ayağa düşürmeyeceğim hiçbir...

Ayağa düşmek

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canına yandığım (yandığımın)

Kimi zaman sevgi ve hayranlık, kimi zaman da kızgınlık ve öfke gibi duyguları anlatmak için kullanılır.

"Canına yandığımın adamı, bizi saatlerce bekletti bu...

Canına yandığım (yandığımın)

Çiğ süt emmiş olmak

Soysuz ve namussuz olmak.

"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."

Çiğ süt emmiş olmak

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

İki yakası bir araya gelmemek

Geçim sıkıntısı içinde olmak ve borçtan kurtulamamak, gelir ve giderini denkleştirememek.

"Bilmiyorum ne zaman iki yakamız bir araya gelecek."

İki yakası bir araya gelmemek

İşi tıkırında olmak

İşi çok uygun ve iyi olmak.

"O konuşmayacak da ben mi konuşacağım, işi tıkırında adamın."

İşi tıkırında olmak

Yüz göz olmak

Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.

"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."

Yüz göz olmak