Deyimler
İletişim

"Kanı pahasına" deyiminin anlamı nedir?

Yaralanmayı veya öldürülmeyi göze alarak.

"Kanım pahasına da olsa, o adamlara, buradan adımlarını attırmayacağım."

Kanı pahasına deyimine benzer deyimler

Adamlık sende kalsın

Bu işi asıl olsa sana yaptıracaklar. Bari kendiliğinden yap da onurunu koru.

O san fenalık yaptı ama sen ona iyilik yap.

Adamlık sende kalsın

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da

"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.

"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

Büyük oynamak

Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.

Çok fazla para koyarak kumar oynamak.

"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."

Büyük oynamak

Canı (gönlü) çekmek

Bir şeyi istemek, istek duymak, çok arzulamak.

"Şimdi o yeşil eriklerden olsa da yesek, öyle de canım çekti ki."

Canı (gönlü) çekmek

Çorbada tuzu bulunmak

Yapılan bir iş ya da hizmette az da olsa çabası, emeği bulunmak.

"Haydi durmayın, çorbada sizin de tuzunuz bulunsun!"

Çorbada tuzu bulunmak

İki eli kanda olsa

Ne kadar önemli olursa olsun, elindeki iş hiç bırakılamayacak derecede olsa bile.

"Söyleyin ona, iki eli kanda olsa da durmasın gelsin."

İki eli kanda olsa

Karınca kararınca

Az, önemsiz ve küçük de olsa, gücü yettiği kadar, elinden geldiğince.

"Caminin yapımına karınca kararınca o da katkıda bulunmaya karar verdi."

Karınca kararınca

Ne pahasına olursa olsun

Her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarak, ne kadar büyük fedakârlık isterse istesin.

"Ne pahasına olursa olsun ben bu işi bitireceğim."

Ne pahasına olursa olsun

Su gibi akmak

Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.

Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).

"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"

Su gibi akmak

Tuz biber ekmek

Bir yemeğe tuz ya da biber dökmek.

Bir üzüntünün acısını, bir kusurun ağırlığını daha da artırmak.

"İyi yaptın sanki, o günleri hatırlatarak tuz biber ektin...

Tuz biber ekmek

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek