Deyimler
İletişim

"Karınca kararınca" deyiminin anlamı nedir?

Az, önemsiz ve küçük de olsa, gücü yettiği kadar, elinden geldiğince.

"Caminin yapımına karınca kararınca o da katkıda bulunmaya karar verdi."

Karınca kararınca deyimine benzer deyimler

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Azı çoğa saymak

Verilen şey, armağan az ya da küçük de olsa, çokmuş, büyükmüş, değerliymiş gibi kabul etmek.

Azı çoğa saymak

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da

"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.

"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...

Ben hancı, sen yolcu (oldukça)

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)

Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak.

Dayanacak pek az gücü kalmak.

"Bir atımlık barutu kalmış, hâlâ ben yaparım o işi diyor."

Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak)

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Canı (gönlü) çekmek

Bir şeyi istemek, istek duymak, çok arzulamak.

"Şimdi o yeşil eriklerden olsa da yesek, öyle de canım çekti ki."

Canı (gönlü) çekmek

Çorbada tuzu bulunmak

Yapılan bir iş ya da hizmette az da olsa çabası, emeği bulunmak.

"Haydi durmayın, çorbada sizin de tuzunuz bulunsun!"

Çorbada tuzu bulunmak

Gönlü tok

Fazla para ve mal istemeyen, zorunlu ihtiyacı kadarı ile yetinen, imkânları az da olsa bunu hissettirmeyen, bu durumda dahi cömert olan.

"Onun kadar gönlü tok...

Gönlü tok

Zırnık (bile) vermemek

Az da olsa, en ufak bir şey de olsa vermemek.

"Ona bu mirastan zırnık bile koklatmayacağım."

Zırnık (bile) vermemek