Abes Kaçmak
Uygun düşmemek, yersiz düşmek.
Yersiz, kırıcı, yaralayıcı biçimde konuşmak.
Uygun düşmemek, yersiz düşmek.
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Şaşkınlık içinde, şaşkın bir biçimde.
İnsanın gücüne gidecek, kırıcı.
Onur kırıcı, dokunaklı, acı söylemek.
Yapamayacağı bir işi yapacakmış gibi konuşmak.
Çok tatlı, hoşa gider biçimde konuşmak.
"Konuş, konuş hele; ağzından bal akıyor."
İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.
"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...
Birbirini tutmaz, yersiz, anlamsız, işsiz, yersiz yurtsuz, saçma sapan.
"İpi sapı yok bu sözlerin, daha inandırıcı olmalısın."
Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.
"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."
Üstünlük taslayarak konuşmak.
Çok yüksek sesle konuşmak.
"Üst perdeden konuşmaya bayılır."
Yüksek sesle konuşmak.
Meydan okurcasına sert konuşmak.
Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.
"Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."