Açmaza düşmek
İçinden çıkılması zor bir durumla karşılaşmak.
Sıkışık, zor şartlar altında (kalmak).
İçinden çıkılması zor bir durumla karşılaşmak.
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
İçinde çıkılması ya da altında kalkılması, yapılması, başarılması güç iş, güç sorun.
Bir işin çok güç olduğunu, yapılamayacak kadar zor olduğunu anlatır.
Küçümseyerek meydan okumak, tehdit etmek.
"Beni polise bildirenin alnını karışlarım."
Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
Bir şeyin üstesinden gelmek.
"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.
"Aman dilemek."
Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.
"Nihayet düşman amana geldi."
Önce direnirken zor karşısında boyun eğip canının bağışlanmasını istemek, galip gelenin merhametine sığınmak.
"Aman dileyene kılıç kalkmaz."
Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.
İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.
"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...
Çok sıkışık bir durumda.
"Otobüs, balık istifi gibi yerleşmiş insanları zor taşıyordu."
Kırılması zor, kabuğu sert ceviz cinsi.
Yola getirilmesi, yenilmesi zor rakip; başarılması güç iş.
"Şimdi anlıyordu rakibinin ne deneli çetin ceviz olduğunu."
Güç şartlar altında, beşerden hiçbir yardım umudu kalmamak.
"Kime baş vurduysa bir sonuç alamadı, artık işi Allah`a kalmıştı."