Deyimler
İletişim

"İçi kan ağlamak" deyiminin anlamı nedir?

İçten, büyük bir üzüntü duymak; dıştan belli etmeyerek çok acımak.

"Çocuğunun yüzüne bakarken içim kan ağlıyordu."

İçi kan ağlamak deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bir pire için yorgan yakmak

Önemsiz bir istek uğruna ya da küçük bir zarardan kurtulmak için çok büyük bir zararı göze almak.

Bir pire için yorgan yakmak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Büyük oynamak

Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.

Çok fazla para koyarak kumar oynamak.

"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."

Büyük oynamak

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Kan ağlamak

Büyük bir üzüntü içinde olup yakınmak.

"Dört çocuk tek başıma kaldım, çaresizim, içim kan ağlıyor ama kimseye açılamıyorum."

Kan ağlamak

Yara açmak

Bir şeyin yüzünde, özellikle de vücudun bir yerinde yara oluşmasına sebep olmak.

Büyük dert, acı, üzüntü vermek.

"Onun sözleri içimde bir yara açtı."

Yara açmak

Yüreğine od düşmek

Yüreği yanmak, belli bir sebep sonucu büyük bir acı duymak, çok üzülmek.

"Kim ki başkasının uğradığı felâket onun yüreğine od düşürür, işte adam odur."

Yüreğine od düşmek

Yüreği (içi) parçalanmak

Çok acımak, karşılaştığı bir durum sebebiyle çok üzüntü duymak.

"Zavallının o hâlini görünce içim parçalandı."

Yüreği (içi) parçalanmak