Deyimler
İletişim

"Yüreği (içi) parçalanmak" deyiminin anlamı nedir?

Çok acımak, karşılaştığı bir durum sebebiyle çok üzüntü duymak.

"Zavallının o hâlini görünce içim parçalandı."

Yüreği (içi) parçalanmak deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Akıllara durgunluk vermek

Çok şaşılacak bir şey olmak.

"Bir görmeliydin o olayı, akıllara durgunluk verecek bir olaydı."

Akıllara durgunluk vermek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Anasından doğduğuna pişman etmek

Çok eziyet ederek canından bezdirmek, bir kimseyi çok üzmek.

"Karşıma bir çıksın, onu anasından doğduğuna pişman edeceğim."

Anasından doğduğuna pişman etmek

Anasının nikâhını istemek

Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.

"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...

Anasının nikâhını istemek

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Başında değirmen çevirmek

Çok gürültü yaparak, çok söyleyerek bir kimsenin başını döndürmek, bir kimseyi rahatsız etmek.

"Tepesinde havan dövmek."

Başında değirmen çevirmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Canı yanmak

Fizikî bir acı duymak.

Bir işte zarar görmek, manevî bir üzüntü duymak.

"Canını yakmadan ver o elindekini bana!"

Canı yanmak

İçi titremek

Çok üşümek.

Çok istek duymak.

Bir zarar gelecek korkusu içinde bulunmak.

"Hava iyice soğudu, içim titremeye başladı, haydi içeri girelim."

İçi titremek

Yüreği ezilmek

Üzülmek, çok acı duymak.

Çok acıkmış olmak.

"İçim eziliyor, bir şeyler yemeliyim."

Yüreği ezilmek