Deyimler
İletişim

"Kan ağlamak" deyiminin anlamı nedir?

Büyük bir üzüntü içinde olup yakınmak.

"Dört çocuk tek başıma kaldım, çaresizim, içim kan ağlıyor ama kimseye açılamıyorum."

Kan ağlamak deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Büyük sözüme tövbe!

Bir konuda kesin konuşulduğunda ya da bir başkasının düştüğü kötü dur ama düşmeme iddiasında bulunulduğunda Cenab-ı Allah`tan böyle bir duruma düşürmemesini...

Büyük sözüme tövbe!

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Canı sıkılmak

Yapacak işi olmadığından içinde bir sıkıntı duymak.

Bir olaya üzülmek.

Bir kimseye öfkelenmek.

Canı sıkılmak

Dilinin altında bir şey olmak

Bir kimsenin sözlerinden açıkça söylemediği bir şeyler olduğu anlaşılmak.

"Dilinin altında bir şey olduğunu biliyorum ama bir türlü söyletemiyorum."

Dilinin altında bir şey olmak

İçi kan ağlamak

İçten, büyük bir üzüntü duymak; dıştan belli etmeyerek çok acımak.

"Çocuğunun yüzüne bakarken içim kan ağlıyordu."

İçi kan ağlamak

Üstüne üstüne gitmek

Bir konuda bir kimseye sürekli baskı yapmak.

Güç bir şeyden yılmayıp, sonucu tehlikeli de olsa, çekinmeden o şeyle uğraşmak.

"Biliyorum zor ama üstüne üstüne...

Üstüne üstüne gitmek

Yanıp tutuşmak

Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.

Kuvvetli bir aşkla sevmek.

"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."

Yanıp tutuşmak

Yara açmak

Bir şeyin yüzünde, özellikle de vücudun bir yerinde yara oluşmasına sebep olmak.

Büyük dert, acı, üzüntü vermek.

"Onun sözleri içimde bir yara açtı."

Yara açmak