Deyimler
İletişim

"Çaba göstermek" deyiminin anlamı nedir?

Bir işi başarmak için uğraşmak, kuvvet harcamak.

"Çaba göstermeden amacına ulaşamazsın."

Çaba göstermek deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Ağırdan almak

Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.

Ağırdan almak

Ağzına bir parmak bal çalmak

Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.

"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...

Ağzına bir parmak bal çalmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Eşiğini aşındırmak

Bir işi yaptırmak, gördürmek için bir yere çok gidip gelmek.

"Şu köy yolu için hükümet eşiğini aşındırıp durduk."

Eşiğini aşındırmak

Hık mık etmek

Bir işi yapmamak için bahaneler ileri sürmeye çalışmak, bir soruyu cevaplandırırken net şeyler söylememek.

"Hık mık edip durma, bu işi eninde sonunda...

Hık mık etmek

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Ter dökmek

Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.

Çok terlemek.

"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."

Ter dökmek

Yükün altından kalkmak

Üzerine aldığı ağır bir işi başarmak.

Gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak bir şeyler yapmak.

"Onu bu yükün altından kalkamaz sananlar nasıl da yanıldılar."

Yükün altından kalkmak