Deyimler
İletişim

"Hesaba (kitaba) gelmez" deyiminin anlamı nedir?

Beklenmedik, umulmadık.

Sayılmayacak kadar çok, pek fazla, sayısız.

Hesaba (kitaba) gelmez deyimine benzer deyimler

Akla karayı seçmek

Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.

"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."

Akla karayı seçmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Bir damla

Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).

Çok küçük (çocuklar için söylenir).

"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."

Bir damla

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Canı çıkmak

Ölmek.

Çok yorulmak.

Çok yıpranmak.

"Onu razı edinceye kadar canım çıktı."

Canı çıkmak

Davul çalsan işitmez

Çok fazla duyma sorunu var.

Uykusu çok ağır.

Kendini verdiği işin dışındaki hiçbir şeyle ilgilenmez.

Davul çalsan işitmez

Dilden dile dolaşmak

Her yerde, pek çok kimse tarafından bahis konusu olmak.

"Ata sözleri dilden dile dolaşarak günümüze kadar geldi."

Dilden dile dolaşmak

Tıka basa yemek

Haddinden fazla yemek, çok yemek, mideyi rahatsız edecek kadar çok yemek.

"Doymaz çocuk, tıka basa doldurdu karnını."

Tıka basa yemek