Allah utandırmasın
İyi sonuç alınacağı umularak bu işe girişildi. İnşallah başarı elde edilir.
Allah’a hamdolsun, beklediğimiz sonuç gerçekleşti.
İyi sonuç alınacağı umularak bu işe girişildi. İnşallah başarı elde edilir.
Sonuç alınmayacak iş, umutsuz durum.
"Çobanlık mı, dağ tepe dolaş dur, alt yanı çıkmaz sokak vesselâm."
Başladığım iş, ters sonuç verdi.
Dediğine göre çok yakında iyi sonuç alınacak.
Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.
"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."
Umulan gerçekleşmemek, sonuç vermemek, elde edilememek.
"Bütün emeklerimiz boşa çıktı desenize."
Umutsuz olarak girişilen bir iş, iyi sonuç vermek; doğruluğuna inanmadan söylediği söz gerçek çıkmak.
"Hayatımızın boş atıp dolu tutmak diye bir ilkesi olamaz."
Önemli gibi görünen şeylerden önemsiz bir sonuç çıkması durumunda söylenir.
Bir işten sonuç almaksızın dönmek, gelirken hiçbir armağan getirmemek.
Bir şeyin meydana gelmesi için özenle ve çok çalışmak.
"İyi bir sonuç mu almak istiyorsun? Emek ver, gayret et."
Bir konu üzerinde herkesin istediği gibi, rastgele konuşması ve bu konuşmalardan bir sonuç alınamaması.
"Ortalık kızıştı, her kafadan bir ses çıkmaya başladı,...
Güç şartlar altında, beşerden hiçbir yardım umudu kalmamak.
"Kime baş vurduysa bir sonuç alamadı, artık işi Allah`a kalmıştı."