Deyimler
İletişim

"Boşa çıkmak" deyiminin anlamı nedir?

Umulan gerçekleşmemek, sonuç vermemek, elde edilememek.

"Bütün emeklerimiz boşa çıktı desenize."

Boşa çıkmak deyimine benzer deyimler

Açıktan kazanmak

Anapara ve emek koymadan bir şeyden kazanç elde etmek.

Açıktan kazanmak

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Alayı karayı yığmak

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Alayı karayı yığmak

Allah utandırmasın

İyi sonuç alınacağı umularak bu işe girişildi. İnşallah başarı elde edilir.

Allah utandırmasın

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Havada kalmak

Yüksek bir yerde durmak.

Sonuca bağlanamamak.

Bir iddia, dayanaksız olduğundan ispat edilememek.

"Yaptığımız bütün iş havada kaldı."

Havada kalmak

Rekor kırmak

Eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde etmek.

"Koşuda yeni bir rekor kırılması bekleniyor."

Rekor kırmak

Takke düştü kel göründü

Kusuru, kabahati örten şey ortadan kalkınca bütün çirkinlikler, hileler, ayıplar ortaya çıktı.

Takke düştü kel göründü

Yanıp tutuşmak

Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.

Kuvvetli bir aşkla sevmek.

"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."

Yanıp tutuşmak

Yedi düvel

Bütün devletler, herkes, bütün dünya.

"İstiklâl Savaşı`nı yedi düvele karşı verdik biz."

Yedi düvel